Gravür Nedir?

Gravür, bir baskı yapma tekniğidir. Bu teknik kullanılarak yapılan kazıma resimdir. Burin adı verilen bakır veya ahşapta oyma için kullanılan çelik bir alet ile yapılır. Gravür nedir ve nasıl yapılır? Tahta, taş ya da metal levha üzerine farklı renklerde mürekkep ve boya sürülür. Üst katlar kazılır ve her bir katmanda yeni bir renk ortaya çıkar. Gravür sanatını bu teknik ile yapılan kazıma ve oyma resim tekniği olarak ifade edebiliriz.

Gravür Nedir? Nasıl Yapılır?

Gravür, kazıma baskı plakası kullanılarak yapılan bir baskıdır. Baskıda oymak, bir baskı plakasında bir desen oymak anlamına gelir. Oyulmuş desen, görüntüyü yazdırmak için kullanılan mürekkebi korur. Gravür nedir ve nasıl yapılır?

  • Öncelikle görüntü veya resim metal bir plaka üzerine kazınır.
  • Plaka veya levhaya mürekkep sürülür.
  • Mürekkep yalnızca oyulmuş çizgiler içinde kalacak şekilde silinir/kurulanır.
  • Ardından resmin bir baskını oluşturmak için kağıda basılır.

Gravür tekniği kullanan bir sanatçı gravür çizgilerinin sayısına ve kalınlığına bağlı olarak son derece ayrıntılı ya da kabataslak görüntü ve imajlar oluşturabilir.

İlginizi Çekebilir: Rokoko Sanatı ve Özellikleri

Modern gravür örneklerinin hemen hemen hepsi bakir levhalardan yapılır. Bu nedenle gravür tekniği bakır levha gravürü olarak da bilinir. Diğer yandan gravürdeki bir başka teknik ise çizgi/hat tekniğidir. Bu teknik doğrusal doğrusal/çizgisel izler ürettiği için çizgi/hat gravürü olarak bilinmektedir. Bununla birlikte gravürdeki ton ve gölgeleme işlemi çapraz tarama ve paralel çizgiler kullanılarak da yapılabilir.

gravür nedir

Gravür ve Tarihteki Gelişimi

Tarihte gravür baskı tekniği ile ilk resim 15. yüzyılda yapılmıştır. Almanya Rhine Valley ve Kuzey İtalya, gravürün ilk kez ortaya çıktığı bölgelerdir. Gravürün 15. yüzyılda Alman kuyumcular tarafından bulunmuş olabileceği tahmin ediliyor. Martin Schongauer isimli ressam, çeşitli kaynaklarda tarihteki ilk gravür sanatçısı olarak kabul edilmektedir.

Gravürün gelişim merkezlerinden biri olan İtalya’da da gravür bir kuyumculuk sanatı olarak görülmüştür. O dönemde dekoratif amaçlı hazırlanan madeni ve metal süslemeli materyaller aracılığıyla gelişim göstermiştir. Gravürün İtalya’daki ilk uygulayıcısı ise 15. yüzyılda yaşayan Maso Finiguerra isimli İtalyan kuyumcu kabul edilir. Daha sonra Andrea Mantegna ve Antonio Pollaiuolo isimli İtalyan ressamlar da gravür tekniğinin gelişimine katkıda bulunmuştur.

İlginizi Çekebilir: Stenografi Şifreli İfade Tekniği

17. yüzyılda ise Hendrik Goltzius ve çağdaşı diğer ressamlar gravüre katkı yapmaya devam ederek bu baskı tekniğinin gelişmesini sağladı. 17. yüzyılda geliştirilen teknikler aynı zamanda gravürdeki renk ve tonlamaların yaygınlaşmasına da yardımcı oldu. 17 ve 18. yüzyılın sonlarında ise noktalarla gravür tekniği gelişti. Aynı zamanda tebeşir ve mum boyalarıyla yapılan farklı teknikler de ortaya çıktı.

17. yüzyılda icat edilen bir gravür tekniği olan “mezzotint” 18. yüzyıldaki hemen hemen tüm gravürlerde uygulandı. Mezzotint, Ludwig von Siegen tarafından bulunan, çizgi ve nokta tabanlı teknikler kullanılmadan tonların üretilmesini sağlayan ilk tonal yöntemdir. Dolayısıyla bu yöntemin ortaya çıkmasıyla soyutlama açısından önemli bir adım atılmış oldu. Böylece gravürün modern sanat, baskıcılık ve matbaacılık gibi farklı disiplinlerde kullanımı yaygınlaştı.

Kaynak

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*