Kültür/Rehber

Antropomorfizm Nedir: Antropomorfik Düşünce ve İnsan Biçimcilik

İnsanlarla ilgili anlattığımız ilginç, radikal ve şaşırtıcı hikayelerden bazıları hiç de insanlarla ilgili değil. İnsanlık tarihinin büyük bir bölümünde insanlar, hayvanların veya cansız nesnelerin insan gibi davrandığı hikayeler anlatmışlardır. İşte bu yüzden antropomorfizm isimli psikolojik bir fenomen doğmuştur. Antropomorfizm, insansal figürleri tutumları ve tavırları hayvanlara veya muhtelif cansız özdeklere (maddelere) atfetmek anlamına gelir. Bazı insanlarda antropomorfizmin belirtilerini daha sık görürüz. Ancak antropomorfizmin evrenimizi algılamanın ve onunla etkileşim kurmanın popüler yöntemlerden biri olduğunu da aklımızdan çıkarmamalıyız.

Antropomorfizm Nedir?

Antropomorfizm, insan vasfı taşımayan hayvanlara veya nesnelere insana değin stilize nitelikler yükleyen edebi bir yaklaşımdır. Antropomorfizmin temel mantığını, birinin insan olmayan bir varlıkta bir özdekte, insan biçimselliğini ve insanı halleri görmesi olarak açıklayabiliriz. Bu görüngü, ekseriyetle insanların besledikleri hayvan dostları veya eşyaları arasındaki bağıntılarla veya hayvan davranışlarını yorumlama biçimleriyle ilişkilidir. İnsanlar, görünmeyen varlıkların (tanrılar gibi) insan özelliklerine sahip olduklarını zihinlerinde canlandırarak da antropomorfize ederler.

Bir yazar veya hikaye anlatıcısıysanız, antropomorfizmi anlamanız ve keşfetmeniz yepyeni bir fantastik karakterler ve ortamlar dünyasının kapısını açmanızı sağlayacaktır.

Antropomorfizm Örnekleri

  • Antropomorfizmin sitlize ve radikal örneklerini hem arkaik hem de modern öykü ve mitlerde deneyimleyebiliriz.
  • Antropomorfik kişilikler ve kahramanlaştırılan figürler, antik Yunan mitlerinde ve Ezop Masallarının çoğunda görülür.
  • Daha çağdaş örnekleri Winnie-the-Pooh ve The Tale of Peter Rabbit gibi çocuk kitaplarında yer alır.
  • Hayvanların ve nesnelerin insan şeklini aldığı Beauty and the Beast ve Bojack Horseman gibi animasyon filmlerinde ve dizilerinde Antropomorfizm örneklerine rastlarız.

Antropomorfizm Ne Demek?

  • Bir karakter insan değilse ama insan gibi davranıyorsa antropomorfiktir.
  • Birçok hikaye türünde cisimleşen Antropomorfizm, halk hikayelerinde, fantezilerde ve çocuk hikayelerinde yaygındır.
  • Bu kavram, şeylerin insani vasıflar barındırarak mecazen betimlediği kişileştirme ile bağıntılıdır ancak ondan farklıdır.

Çocukluğunuzdan kalma en sevdiğiniz hikayelerden bazılarının antropomorfizmden yararlanmış olması muhtemeldir.

  • The Tale of Peter Rabbit
  • Berenstain Bears serisi
  • The Lion
  • The Witch
  • and the Wardrobe
  • The Giving Tree

gibi klasik çocuk hikayelerinin tümü antropomorfik karakterlere sahiptir. Antropomorfik tınılar ayrıca etnik halk öykülerinde, mitolojide ve dini hikayelerde bariz bir şekilde yer alır. Söz gelimi İncil’deki Yaratılış kitabında konuşan bir yılan, Havva’yı Bilgi Ağacından yemeye teşvik eder ayartmaya çalışır.

 📢İlginizi Çekebilir:Yetersiz zevk hissi: Anhedoni nedir?

Antropomorfik Nedir? Antropomorfik Düşünce Tasvirleri

Fiziksel olan her kavram, imaj ve varsıllık antropomorfize edilebilir. Hayvanlar belki de en yaygın olarak antropomorfize uğrayan yaratıklardır. Diğer türdeki nesneleri ve varsıl özdekleri insan benzeri nitelikler taşıyan kişiliklere özyapılara dönüştürmek için de kullanılır. Örneğin, Disney filmleri ve The Beauty and the Beast, yürüyen ve konuşan saatler ve gardıroplar gibi antropomorfik mobilyalarla doludur.

Antropomorfizmin kurgusallığını barındıran karakterlerin insanlar gibi davranma huyları da değişikliğe uğrar. Örneğin, Shel Silverstein’ın The Giving Tree öyküsünde, müşfik bir ağacın sevimli bir çocuğa bir insan gibi şefkat gösterdiğini görürüz. Bu ağaç yürüyemez ve konuşamaz ancak insanı duygular beslediği için antropomorfiktir.

Antropomorfizm Temsilcileri ve Tasvirleri

İnsanlar ve antropomorfize olan yerel/evrensel kahramanlar veya karakterler yan yana var olabilirler. Bir öykünün insan olmayan şeyleri hayata geçirmek için antropomorfizmi kullanması, o hikayelerin insan karakterlerine de sahip olmayacağı manâsına gelmez.

Lewis Carroll’un Alice Harikalar Diyarında’sı ve Ratatouille filmi gibi bazı öyküler, insan biçimlerinde davranan, insanlarla etkileşime giren ancak insan olmayan karakterler yaratmak için antropomorfizmi kullanır.

Bazı hikayelerde ise antropomorfik figürler insanların dışsallaşmış halleridir, insan temsilleridir. Örneğin, resimli kitap ve çocuk televizyon programı Arthur’da ana karakter, antropomorfik hayvanlarla dolu bir dünyada yaşayan bir yerdomuzudur. Arthur’un arkadaşlarından bazıları antropomorfik köpekler, tavşanlar ve benzerleridir. Ancak hikayenin otantik evreninde bize -yani izleyiciye- bu hayvanların aslında insan oldukları mesajı verilir.

Antropomorfik Tanrı Nedir?

Dini inançlar insanlığın varoluş gayesi, insanın kökeni ve insanlığın kainattaki yeri gibi sorunsallarla ilgilidir. Bu yüzden sarih bir hiyerarşiyle var olan inanç sistemleri, ilahi olana insani vasıflar atfetmekle ilgilenirler. Bu benzeşim, insan ile Tanrı arasında, özellikle de insanlığın ahlaki varlığı ile Tanrı arasında bir tür akrabalığı ima eder.

Felsefi düşünceye sahip teistler ve Vedanta gibi teolojik kodlara bağlı olanlar için, Tanrı’nın özü kişisel olmayan Varlık, varlığın temelidir. Muktedir olan ve her yerde hazır bulunan Tanrı, yaratım ekseninde net bir orantılılık barındırmaz. Bu perspektiften, antropomorfik ilah kavramları insan vasıflarının tarifsiz olana yansımalarıdır. Bu nedenle bazı kültürler antropomorfizmin temelde kusurlu olduğuna inanırlar ve bu benzeşim yalnızca popüler cehaleti gösterir.

Antropomorfik tanrılar, dünyanın her yerindeki arkeolojik alanlarda bulunan antik sanat resimselliğinde tasvir edilmiştir.

  • Yunan ve Roma heykelleri
  • Maya ve Aztek frizleri
  • İnka çömlekleri ve mücevherleri
  • Hindu tapınakları ve oymaları
  • Mısır freskleri ve anıtları
  • Afrika maskeleri
  • Doğurganlık heykelleri

güzellikleri ve maneviyatlarıyla çağdaş gözlemcilere ilham vermeye ve onları şaşırtmaya devam ediyor.

Roma tanrısı Apollon, Güneş’in antropomorfik bir temsilidir.

Eskil mitoslar, ilahi varlıkları insani vasıfları ve kapasiteleri olan tanrılar biçiminde tasvir ederdi. Bu tanrı kompozisyonları sadece görünüş ve kişilik olarak insana benzemezlerdi. Tanrısal imajlar aynı zamanda tabiat olgularını, yaratılışı ve tarihi olayları tasvirlemek için farklı insani tutumları sergilediler.

Tanrısal karakterler aşık olmakla kalmadılar evlendiler ve çocukları da oldu. Ayrıca savaştılar, silahlar kullandılar, atlara ve savaş arabalarına binerek özel yiyeceklerle ziyafet çekiyorlardı. Antropomorfik tanrılar, tamahkarlık, kin, hasetlik ve öfke gibi insan zayıflıklarıyla da ön plana çıktılar. Zeus ve apollo ekseriyetle övgü alan ve kötücül insanı vasıflar gösteren tanrılar olarak resmedildi. İskandinav mitosları, Avgard denilen yerin üzerinde bir coğrafyada yaşayan on iki büyük tanrı ve yirmi dört tanrıçadan söz ederdi. Japonya’daki Şinto itikatı, Japonların Amaterasu isimli bir kadın atadan geldiğini öğretti.

Kur’an’da Antropomorfizm

Allah’ın mutlaklığı ve aşkınlığı, insanın ise kusurlu ve bağımlılığı sebebiyle beşeri terimbilimde teşbihler telakki edilmiştir. Dolayısıyla mutlak hakikatı insana ulaştırma adına Kuran’da birtakım antropomorfik nitelemelerle karşılaşırız. Bu nitelemeler, kimi dinbilimcilere göre tenzihten çok teşbih esasına dayanır.

Antropomorfizm ve Kişileştirme

Antropomorfizmi kişileştirme adı verilen benzer bir edebi perspektifle karıştırılabilir. Ancak bu iki mefhum, aslında birbirlerinden oldukça farklıdırlar. Ancak bu iki mefhumu kıyasladığımızda birbirlerinden epey farklı anlamlara işaret ettiklerini tespit edebiliriz.

Kişileştirme Nedir?

Kişileştirme, düğün davetlilerinin üzerine yağan yağmur, onların planlarına aldırış etmeden cümlesinde olduğu gibi, insan dışı varlıkların insani özelliklere sahip olarak betimlendiği bir mecazi dil türüdür.

Yağmuru kayıtsız olarak tasvirlemek bir kişileştirme örneğidir çünkü yağmur kayıtsız olamaz ve herhangi bir insani duyguyu hissedemez. Ancak yağmurun kayıtsız olduğunu söylemek, yağmurun acımasız zamanlamasını şiirsel olarak vurgular. Kişileştirme;

  • yazarların daha canlı tasvirler yaratmalarına
  • okuyucuların evreni yeni formasyonlarda görmelerini sağlamalarına 
  • dünyanın insan deneyimini daha gürbüz bir veçhede yakalamalarına yardımcı olur.

Antropomorfizm ve Kişileştirme Temel Farklar

  • Antropomorfizmde, insan olmayan şeylere atfedilen insan nitelikleri, onları kişileştirmede olduğu gibi tanımlamanın sadece mecazi yolları değildir.
  • Aksine, antropomorfizmde insan olmayan varlıklar aslında konuşmak, aşık olmak, kaşlarını oynatmak ve ekseriyetle insanların tutumlarını sergiler.

Hayvan Çiftliğinde Antropomorfizm, George Orwell

Hiciv romanı Hayvan Çiftliği, hem daha iyi hem de daha kötüsü için insanlar gibi davranan hayvanlarla ilgilidir. Romanın başında Yaşlı Binbaşı adlı bir domuz, Karl Marx’ın komünist manifestosunu anımsatan bir dil kullanır. Ve de diğer hayvanları çiftlik işleten ürkünç adamlara karşı isyan etmeye teşvik etmek için harekete geçer.

Alice Harikalar Diyarında Maceralarında Antropomorfizm, Lewis Carroll

Lewis Carroll, Alice Harikalar Diyarında adlı yapıtında birçok karakteri yaratmak için antropomorfizmi kullandı. Romanın ortasında, kahramanı Alice, insansı davranışlarda bulunan büyük bir tırtılla tanışır ve olaylar gelişir.

Markus Zusak’ın Kitap Hırsızı’ndaki Antropomorfizm

Zusak, Ölüm’ü duyguları ve mizah anlayışıyla konuşan bir karakter yaparak antropomorfize eder. Zusak, Ölüm’e nezaket ve samimiyet atfederek Ölüm’ü insanlık trajedisine duygulu bir tanık yapar.

 📢İlginizi Çekebilir:Sevimli Saldırganlık Nedir?

İnsan Biçimci Değerlendirme Ne Demektir?

İngiliz filozof Francis Bacon’un (1561-1626) zamanından beri çoğu bilim insanı, Antropomorfizm (insanbiçimlendirme) eğiliminin dünyanın anlaşılmasını engellediği konusunda hemfikirdir. Antropomorfik tasvirler üzerine bilinen en eski yorumcu, Yunan şair ve dini mütefekkir Ksenophanes (MÖ 475), tanrıları insan terimleriyle kavrama eğilimini tenkit etmiştir. Sonraki teologlar ise antropomorfizmi dinsel alandan uzaklaştırma eğilimine girmişlerdir. Çoğu çağdaş teolog, insanbiçimciliğin dinin kendisini ortadan kaldırmadan ortadan kaldırılamayacağını kabul eder. Çünkü dini bağlılığın imajları, nesne ve özdekleri insanların ilişki kurma kapasitesiyle uyumlu olması mecburidir. Örneğin, insani bir vasıf/maharet olan dil, eğer insanlar dua edecekse, dil’in tanrılarda da olması gerekir.

Dinsel olmayan antropomorfik figürler de defaatle rastladığımız bir fenomendir. Tarih boyunca insanlar, insan özelliklerini (bakınız: apofeni) yer şekillerinde, bulutlarda ve ağaçlarda gördüklerini bildirmişlerdir. Sanatçılar her yerde Güneş ve Ay gibi doğal fenomenleri yüzleri ve cinsiyetleri varmışçasına tasvir ettiler. Edebiyatta ve grafik sanatlarda, konu ölüm veya özgürlük gibi bir soyutlamaysa bu tür tasvirler genellikle kişileştirme olarak bilinir.

Otoriteler ve müverrihler bilimde de antropomorfizm’i sıklıkla eleştirdiler. Örneğin, pulsarın kaşifleri önce normal radyo sinyallerini uzaydan gelen mesajlar sandılar. Ve evrim teorisini inşa eden Charles Darwin doğayı mütemadiyen yaratıklarını iyileştirmeye gayret eden biri olarak tanımladı.

İnsanlar Neden Antropomorfize Olur?

İskoç filozof David Hume’a göre antropomorfizmin kullanılma nedeni, entelektüel kaygılardır. Bu fikre göre insanlar olağandışı ve esrarengiz dünyayı kendilerine özne vasfı yükleyerek kurgularlar. Kısmen haklı olan bu inanış, insanların evcil hayvanlar ve ev eşyaları gibi tanıdık nesneleri neden antropomorfizme ettiklerini açıklamakta başarısız olur.

Sigmund Freud’un da içinde olduğu bir diğer inanışa göre duygusal sebeplerle antropomorfizme ederiz. Nedeni ise düşmanca veya kayıtsız evrenimizi bilindik, asude ve daha az tehdit edici kılmak içindir. Bu düşünce de insanların neden onları korkutacak şekilde antropomorfize olduklarını açıklama konusunda yetersizdir.

Bir başka perspektife göre antropomorfizm algının belirsizliğinden kaynaklanır ve müphem dünyada insan izleklerini ayırt eder. Sanat tarihçisi ve psikolog Ernst Gombrich‘a göre algı bir bahistir. Potansiyel olarak en mühim mesajları ve kodlamaları veren bahisler insanlarla ilgili olanlardır. Böylece insanlar, hem bilinçsiz hem de bilinçli düşüncede, biçemleri, sesleri ve olayları insan formu veya eylemi açısından algılamaya yatkındır.

Antropomorfizm nosyonu, aynı zamanda kültür ve feraset donanımı gibi muhtelif bağlamlar aracılığıyla da formüle edilir. Bunun örneği ise Ay’da bir adam görmüşüzdür ancak dikkatli bakış attığımızda o izlediğimiz Ay’daki kadındır.

Yazarlar Neden Antropomorfizm Kullanıyor?

Yazarların karakterlerini ve kompozisyonlarını hayata geçirmek için antropomorfizmi kullanmalarının ana nedenlerinden birkaçını sıralayalım.

  • Yazarlar, antropomorfistik kurgulardan okuyucuların daha pratik ilişkisellik kuracağı canlı ve yaratıcı karakterler yaratmak için yararlanırlar.
  • Antropomorfik temsiller, yazarların insanlar hakkında anlatabileceklerinden farklı hikayeler hayal etmelerine ve anlatmalarına olanak tanırlar. Örneğin Finding Nemo, yalnızca balıklar hususunda anlatılacak esrarengiz bir hikayedir. Ancak deniz yaratığı karakterleri insan gibi düşünmese, hareket etmese ve hissetmese anlatılacak bir hikaye olmazdı.
  • Yazarlar, antropomorfik temsilleri bir karaktere sembolik boyut eklemek ve hikayeyi alegorize etmek için kullanırlar. Örneğin Hayvan Çiftliğinde domuzlar yönetici sınıfı sembolize eder çünkü domuzlar tamahkarlıkla ilişkilendirilir.
antropomorfizm

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir